WAN Teknolojileri
WAN
Farklı arayüz ve özellikte birçok WAN teknolojisi vardır. Bunlardan başlıcaları; ATM, X-25 Frame Relay, ISDN, DSL. Bu teknolojiler 3 bakımdan sınıflandırılabilir. Bağlantı durumuna göre, anahtarlama yöntemine göre, topolojik yapısına göre.
Bağlantı Durumuna Göre
İki uç nokta arasını doğrudan bir hat
ile bağlar. Noktalar arası yakın bir mesafeyse bu hattı kendimiz çekeriz. Uzak
bir mesafeyse eğer bu hattı kiralayabiliriz. Örnek teknolojileri Bulut
teknolojisi; X-25, ISDN.
Bulut Teknolojisi
Telefon şebekesinde olduğu gibi iletişim
yapılmadan önce bağlantının kurulması esasına dayanır. Her düğüm için ayrı hat
gerekmez. Bunun yerine ortak bir buluta bir hat çekilmesi yeterlidir. Bulut
içindeki her düğüm diğer düğüme iletişim esnasında bağlanır ve iletişimin
bitmesiyle bağlantıyı keser. En iyi örneği ISDN, X-25. Her bulut teknolojisinin
kendine has özelliği, iletim tekniği ve arayüzü vardır.
Bulut Teknolojisinin
Avantajları:
Band genişliği tüm kullanıcılar
tarafından dinamik olarak paylaşılabilir.
Birden çok yere bağlantı için yalnızca
bir cihaz yeterlidir.
Örgü topolojisine sahip ağlarda fiziksel
ortam maliyetini oldukça azaltır.
Ağ yöneticisi, WAN bağlantısı için
birden çok cihazla uğraşmak zorunda kalmaz, yönetimi kolay olur.
Anahtarlama Yöntemine Göre
İki düğümün bir bulut içindeki birbirine
bağlanma yöntemidir.
Paket Anahtarlama : En çok
kullanılan yöntemdir. Adres yapısı vardır. Ağda taşınacak bilgi önce paketlere
ayrılır. Paketler alıcı adrese gidene kadar birçok noktadan geçer. Alternatif
yollar aranır. Gönderilme esnasında bir tek sabit yol belirlenmez. Örnek
olarak ATM paket anahtarlamalı en hızlı WAN
teknolojisidir. Pahalı bir sistemdir. Her cihazda bulunmaz.
Devre Anahtarlama
: Telefon şebekesi (PSTN) bir devre anahtarlama teknolojisidir. Tek hat
vardır. İletişim kopabilir. TDM ve FDM tekniğini kullanır. TDM; geniş bant
zamana bağlı gönderim. FDM; düşük bant sürekli gönderim. Örnek olarak DSL; mevcut telefon hattında telefondan arta kalan
boşluğu kullanan teknolojidir.
Hücresel Anahtarlama
: İletişim için en hızlı ve performanslısıdır. Hem devre anahtarlamalı hem
paket anahtarlamalı yöntemle benzer yönleri vardır. Paketler hücre adını alır.
Düğümler arası sanal yollar kurulur ve adres bu sanal yolların üzerine yazılır.
Paket anahtarlama ve devre anahtarlamaya göre daha üstündür.
Topolojik Yapısına Göre
Çevirmeli Ağ (Dial-Up)
Ülkemizde özellikle internetin ilk dönemlerinde
yaygın olarak kullanılan, bugünlerdeyse büyük oranda tarihin tozlu sayfalarında
yerini alan çevirmeli ağlar temel olarak telefon hattını kullanarak internete
bağlanmayı sağlıyor.
Düşük bağlantı hızı ve bağlantı sürekliliğini
sağlamakla ilgili sorunlar, dial-up (çevirmeli ağ)’ı alternatiflerinin
gerisinde bırakıyor. Günümüzde dial-up nadiren de olsa, ancak geniş bant
internet bağlantısının yaygın olmadığı bölgelerde veya var olan bağlantının
yedeği olarak kullanılıyor.
Bu sırada ABD’de dial-up’ın tek seçenek olduğu bir
kasaba bulunuyor. Batı Virginia’daki Green Bank kasabasında, bölgedeki önemli
bir uzay araştırma merkezi olan Ulusal Radyo Gözlemevi’ndeki teleskobun
işlevini engelleyeceği için kablosuz sinyaller üreten cihazların kullanımı
yasak. Bu nedenle Green Bank’ta yaşayan 150 kişi internete çevirmeli ağ ile
erişebiliyor.
ISDN
Tümleşik Hizmetler Dijital Ağı (ISDN), ortak
anahtarlı telefon ağı üzerinden video ve faks desteğinin yanı sıra eşzamanlı
ses ve veri trafiğinin dijital aktarımını destekleyen bir ağ teknolojisidir.
ISDN, 1990'larda dünya çapında popülerlik kazandı, ancak büyük ölçüde modern
uzun mesafeli ağ teknolojileri ile desteklendi.
ISDN'nin Tarihçesi
Telekomünikasyon şirketleri yavaş yavaş telefon
altyapılarını analogdan dijitale dönüştürdükçe, "son mil" ağı olarak
adlandırılan bireysel konutlara ve işletmelere olan bağlantılar eski
sinyalizasyon standartları ve bakır tel üzerinde kaldı. ISDN, dijital
sinyallere geçişin bir yolu olarak tasarlanmıştır. İşletmeler, ağlarının
desteklemesi gereken çok sayıda masaüstü telefon ve faks makinesi nedeniyle
özellikle ISDN'de değer bulmuşlardır.
Internet Erişimi için ISDN Kullanma
Birçok kişi ilk olarak ISDN'yi geleneksel
çevirmeli internet erişimine alternatif
olarak tanıdı . Konut ISDN internet
hizmetinin maliyeti nispeten yüksek olmasına rağmen, bazı tüketiciler 56 Kbps
(veya daha yavaş) çevirmeli bağlantı hızına karşı 128 Kbps'ye kadar bağlantı
hızı reklamı yapan bir hizmet için daha fazla ödeme yapmaya istekliydi .
ISDN internete bağlanmak , geleneksel çevirmeli
modem yerine dijital modem ve bir ISDN servis sağlayıcısı ile servis sözleşmesi
gerektiriyordu. Sonunda, DSL gibi yeni
geniş bant internet teknolojilerinin desteklediği çok daha yüksek ağ
hızları çoğu müşteriyi ISDN'den
uzaklaştırdı.
Birkaç kişi daha iyi seçeneklerin bulunmadığı daha
az nüfuslu alanlarda kullanmaya devam etse de, çoğu internet sağlayıcısı ISDN
desteğini aşamalı olarak kaldırmıştır.
ISDN'nin Arkasındaki Teknoloji
ISDN normal telefon hatları veya T1 hatları (bazı ülkelerde E1 hatları) üzerinden çalışır
ve kablosuz bağlantıları desteklemez. ISDN ağlarında kullanılan standart
sinyalleme yöntemleri, bağlantı kurulumu için Q.931 ve bağlantı erişimi için
Q.921 dahil olmak üzere telekomünikasyon alanından gelmektedir.
İki Ana Form ,ISDN'nin iki ana varyasyonu:
Temel
Hız Arabirimi (BRI-ISDN) : Tüketicilerin internet erişimi
seçeneği olarak tanıdığı ISDN biçimi olan BRI, normal bakır telefon hatları
üzerinden çalışır ve hem yükleme hem de karşıdan yükleme için 128 Kbps veri
hızlarını destekler. Taşıyıcı kanallar (telekomünikasyonda DS-0 bağlantıları
olarak da adlandırılır) adı verilen iki 64 Kbps veri kanalı, verileri 16 Kbps
kanal kontrol bilgilerini yönetirken taşır. Telekom sağlayıcıları bazen bu
hizmeti ISDN2 olarak adlandırır ve iki
veri kanalı kurulumuna bakar .
Birincil
Hız Arabirimi (PRI-ISDN) : Bu yüksek hızlı ISDN formu, 1.544
Mbps tam T1 hızlarını ve E1'de 2.048 Mbps'ye kadar destekler. T1'de PRI, her
biri 64 Kbps trafik taşıyan 23 paralel taşıyıcı kanal kullanır ve bu BRI
kanallarına benzer. Avrupa ve Asya'da, sağlayıcıları genelde bu hizmeti çağrı
ISDN30 bu ülkelerde kullanılan E1
hatları 30 hamiline kanallarına destek olarak.
ADSL Hattı nedir?
Asimetrik Dijital Abone Hattı veya ADSL, geleneksel
telefon hatları üzerinden çevirmeli internetin sağlayabileceğinden daha yüksek
bağlantı hızları sunmak için tasarlanmış iletişim teknolojisidir. Dünya çapında
birçok internet bağlantısına güç veren şey budur ve Web 2.0 ve ötesine geçen
geniş bant internet hızlarını sağlayan teknolojidir .
Bağlantılı birçok alanda fiber internet bağlantıları
ile desteklenmiş olmasına rağmen , ADSL hala önemli bir teknolojidir. ADSL'nin
ne olduğunu anlamak, eviniz veya işiniz için doğru bağlantıyı seçmede önemli
bir adım olabilir.
ADSL Hattı nedir?
Fiber gibi yeni teknolojilerin, bu tür ilerlemelerin
sunduğu daha yüksek hızlardan yararlanmak için ısmarlama fiber optik kablolar
gerektirdiği durumlarda, ADSL çok daha esnektir. Onlarca yıldır sabit hatlar
arasında sesli çağrılara güç veren aynı bakır telefon hatları üzerinden
çalışıyor. ADSL, dijital verileri aynı satırlar üzerinden yüksek hızda ileterek
e-posta göndermekten YouTube videolarını izlemeye kadar her şeyi yapmanızı
sağlar.
ADSL başlangıçta 1988'de patentlendi, ancak
engelleyici dağıtım maliyetleri nedeniyle teknolojinin yakalanması yıllar
alacaktı. ADSL'yi çevirmeli internet için uygun bir alternatif haline getirecek
hızlara ulaşmak için akıllı sinyal işleme gerekliydi ve bu da özel ekipman
gerektirdi.
ADSL 1990'ların sonunda ülke çapında yayılmaya
başladı ve 2000'lerde popüler hale geldi. Günümüzün kırsal telefon santralleri
hala eski teknolojilere güvenmekle birlikte, çoğu fiber gibi daha çağdaş
teknolojileri de desteklese de çoğu ADSL'yi destekleyecek şekilde yükseltildi.
ADSL Nasıl Çalışır?
Asimetrik dijital abone hattı bağlantılarının doğru
çalışması için bir dizi teknolojinin birlikte çalışması gerekir. Son
kullanıcının, geleneksel bir çift bükülmüş bakır telefon kablosu ile bağlanan
ve yerel bir telefon santraline bağlanan bir ADSL modeme ihtiyacı vardır. Bu
noktada, bakır tel ve yerel alandan bir dizi başka bir dijital abone hattı
erişim çoklayıcısına (DSLAM) bağlanır.
Kullanıcının ADSL modemi DSLAM'a veri gönderir ve DSLAM'den veri alır. Dijital verileri aynı telefon hattında gerçekleşen potansiyel sesli aramalardan ayıran frekansları kullanır. Bu iki sinyal santralde bölünür ve zincirin ötesinde farklı ağ teknolojilerine dağıtılır ve son kullanıcının diğer uçtaki telefona veya web sunucusuna bağlanmasına yardımcı olur.
İnternet nedir?
Internet, birçok bilgisayar sisteminin birbirine
bağlı olduğu, dünya çapında yaygın olan ve sürekli büyüyen bir iletişim ağıdır.
Internet, insanların her geçen gün gittikçe artan
"üretilen bilgiyi saklama/paylaşma ve ona kolayca ulaşma" istekleri
sonrasında ortaya çıkmış bir teknolojidir. Bu teknoloji yardımıyla pek çok
alandaki bilgilere insanlar kolay, ucuz, hızlı ve güvenli bir şekilde erişebilmektedir.
İnternet’i bu haliyle bir bilgi denizine, ya da büyükçe bir kütüphaneye
benzetebiliriz. Internet’e, bakış
açımıza bağlı olarak farklı tanımlamalar da getirebiliriz : Internet,
• 1997
sonu itibarıyla 100,000,000’u aşkın insanın kendi arasında etkileştiği, bilgi
değiş-tokuşu yapabildiği ve kendi yazısız kuralları olan büyük bir topluluktur.
Bu, internetin sosyal yönüdür.
• Pek
çok yararlı bilginin bir tuşa basmak kadar yakın olduğu dev bir kütüphanedir.
• 1997
sonu itibarıyla, 20,000,000’u aşkın bilgisayarın bağlı olduğu çok büyük bir
bilgisayar ve iletişim ağıdır.
• Kişilerin
değişik konularda fikirlerini serbestçe söyleyebilecekleri ortamlar barındıran
bir demokrasi platformudur.
• Evden
alış-veriş, bankacılık hizmetleri, radyo-televizyon yayınları, günlük gazete
servisleri vb gibi uygulamaları ile aslında internet aynı zamanda bir hayat
kolaylaştırıcıdır.
Tüm bu tanımların arakesitinde yer alan ise
"Bilgiye Ulaşım ve Onu Paylaşım, sonrasında da elde edilen bilgiyi
kullanım" dır.
Sonuç olarak, Internet, önümüzdeki yıllarda üretilecek bilgilerin dolaşım sistemidir. Ticari boyutunun da ortaya çıkmasıyla yaşamla daha çok iç içe geçmeye başlamıştır.
İntranet
İnternet, ekstranet ve intranet kullanıcıları.
İntranet, sadece belirli bir kuruluş içindeki
bilgisayarları, yerel ağları (LAN) ve geniş alan ağlarını (WAN) birbirine
bağlayan, çoğunlukla TCP/IP tabanlı bir ağdır. İntranet'ler Ağ geçitleri ile diğer
ağlara bağlanabilir. Temel oluşturulma amaçları, kuruluş bünyesinde bilgileri
ve bilgi işlem kapasitesini paylaşmaktır.
İntranet'ler, şirket(ler) içi tele-konferans
uygulamalarında ve farklı birimlerdeki kişilerin bir araya gelebildiği iş
gruplarının oluşturulmasında da kullanılırlar. İntranet'ler üzerinden HTTP, FTP
gibi pek çok protokol uygulamaları çalıştırılabilir. Günümüzde, İntranet'ler
içinde, Web erişimi ile kaynakların kullanımı oldukça yaygındır.
Bazı şirketlerdeki intranet'lerden, ateş duvarı
(İng: Firewall) sistemleri üzerinden (bazı emniyet tedbirleri ile), İnternet
çıkışı da yapılmaktadır. Bu sayede, her iki yönde de ileti trafiği kontrol
edilebilmekte ve güvenlik sağlanmaktadır.
İntranet mimarisi.
Bir
işletmenin çalışanlarını birbirine bağlayan şematik bir intranetin bileşenleri.
İntranet üzerinde; muhasebe, insan kaynakları,
üretim otomasyon yazılımları çalıştırmak mümkün olduğu gibi çeşitli veri
tabanlarını tutmak ve belge dağıtımı gibi işleri gerçekleştirmek mümkündür.
Özünde İnternet teknolojisinin şirket içinde kullanılmasıdır.
İntranet dağıtık bilişim stratejilerini destekler.
İntranetin üzerinde kuruluşun bütün faaliyetleriyle ilgili modüller
çalıştırılıyorsa ve uygun bir modelleme yapılmışsa kuruluş içinde her şeyin
bütünleşik çalıştığı, sistemde kendini denetleme mekanizmaları bulunur. Küresel
erişim, multimedya olanakları ve düşük maliyet sağlanmış ve bütün bunların bir
araya gelmesi İntranet'i güçlü kılmıştır. Türkiye’ de ki en büyük intranet ağı
"Polnet" ile Emniyet Genel Müdürlüğü'ne aittir.
Kullanım alanlar
Belge Dağıtımı, insan kaynakları, eğitim ve
oryantasyon, çalışma grupları, ortak iş programlarının kullanılması, üretim,
yeni belgeleme sistemlerinin oluşturulması, tedarikçiler ile ilişkiler, sanal
alış-veriş, servis ve destek vs.vs.
MAC adresi nedir?
MAC adresi, ağa bağlı bir cihazın kendi üzerinde
bulunan, üreticiler tarafından atanan tanıtıcıdır. MAC adresleri, çoğu zaman üç
farklı biçimde yazılırlar. Bu biçimler, aşağıdaki gibi görünür:
68:7F:74:12:34:56
68-7F-74-12-34-56
687.F74.123.456
Adresin ilk altı hanesi üreticiyi temsil eder; son
altı hanesi ise kart için eşsiz bir tanıtıcı numarasıdır. MAC adresi, cihazın
hangi ağa bağlı olduğuyla ilgili bir bilgi içermez.
MAC Adreslerinin Faydaları
Modern router'larda belirli MAC adreslerini
engellemeniz, sadece belirli MAC adreslerinin ağa bağlanmasını sağlamanız
mümkün. Aynısını IP adresleriyle yapamıyorsunuz çünkü dahili IP adresi router
tarafından bağlantı sırasında sağlanıyor ve bağlantı kesildiğinde adres bırakılıyor.
Bu yüzden telefonunuz bu sabah kalktığınızda 192.168.0.4 adresine, akşam işten
eve geldiğinizde 192.168.0.6 adresini alabilir. Bu durumda 192.168.0.4'ü
engellemek bir işe yaramayacaktır.
DNS Nedir?
DNS Nedir Kısaca : DNS, Domain
Name System’in kısaltılmış şeklidir. Türkçe karşılığı ise Alan İsimlendirme
Sistemi olarak bilinir. Yani internetin telefon rehberidir. Kolay hatırlanan
isimleri (Hosting.com.tr) IP adreslerine çevirir (77.245.157.253)
DNS, 256 karaktere kadar büyüyebilen host isimlerini IP’ye çevirmek için
kullanılan bir sistemdir. Host ismi, tümüyle tanımlanmış isim (full qualified name) olarak da bilinir
ve hem bilgisayarın ismini hem de bilgisayarın bulunduğu internet domainini
gösterir. DNS, verilen bir
makina adının IP adresini
çözerek makinaların internet üzerinde host isimleri ile haberleşmelerine olanak
tanır.
DNS’in
Kullanım Amacı Nedir?
DNS’in kullanım amacı son derece basittir, kolay
anlaşılabilir ve kullanılabilir makine ve alan isimleri ile makine IP adresleri
arasında çift taraflı dönüşümü sağlar. IP adreslerinin gündelik hayatta
kullanımı ve hatırlanması pek pratik olmadığı için domain isimlendirme sistemi
kullanılır.
Ana amacı, ağ üzerinden gelen alan adı veya IP numarası ile ilgili
sorgulamalara yanıt vermektir. Bu amaç için çok yaygın olarak “Berkeley
Internet Name Domain (BIND)” yazılımı kullanılmaktadır. Siz bir siteye erişmek
istediğinizde, DNS sayesinde hangi site nerede, hangi IP hangi bilgisayara ait
olduğu belirlenir ve istediğiniz yere erişirsiniz.
DNS Nasıl Çalışır?
DNS sistemi isim sunucuları ve çözümleyicilerinden oluşur. İsim
sunucuları olarak düzenlenen bilgisayarlar host isimlerine karşılık gelen IP
adresi bilgilerini tutarlar. Çözümleyiciler ise DNS istemcilerdir. DNS
istemcilerde, DNS sunucu ya da sunucuların adresleri bulunur.
Bir DNS istemci bir bilgisayarın ismine karşılık IP adresini bulmak istediği
zaman isim sunucuya başvurur. İsim sunucu, yani DNS sunucu da eğer kendi veri
tabanında öyle bir isim varsa, bu isme karşılık gelen IP adresini istemciye
gönderir. DNS veri tabanına kayıtların manuel girilmesi gerekir.
İnternet adresleri ilk önce ülkelere göre ayrılır. Adreslerin sonundaki tr, de,
uk gibi ifadeler adresin bulunduğu ülkeyi gösterir. Örneğin tr Türkiye’yi, de
Almanya’yı, uk İngiltere’yi gösterir. ABD adresleri için bir ülke takısı
kullanılmaz çünkü DNS ve benzeri uygulamaları yaratan ülke ABD’dir.
İnternet adresleri ülkelere ayrıldıktan sonra com, edu, gov gibi daha alt
bölümlere ayrılır. Bu ifadeler DNS’de üst düzey (top-level) domainlere karşılık
gelir. Üst düzey domainler aşağıdaki gibidir:
- Com : Ticari
kuruluşları gösterir.
- Edu : Eğitim
kurumlarını gösterir.
- Org : Ticari olmayan,
hükümete de bağlı bulunmayan kurumları gösterir.
- Net : İnternet omurgası
işlevini üstlenen ağları gösterir.
- Gov : Hükümete bağlı
kurumları gösterir.
- Mil : Askeri
kurumları gösterir.
- Num : Telefon
numaralarını bulabileceğiniz yerleri gösterir.
- Arpa : Ters DNS
sorgulaması yapılabilecek yerleri gösterir.
Alan isimleri, ağaç yapısı denilen ve belli bir
kurala göre dallanan bir yapıda kullanılmaktadır. Amerika haricinde,
internete bağlı olan tüm ülkelerdeki adresler, o ülkenin ISO3166 ülke kodu ile
bitmektedir. Türkiye`deki tüm alt alan adresleri, .tr ile bitmektedir.
DNS Zone Dosyaları ve Kayıt Tipleri
DNS için gerekli olan dosya türleri şunlardır:
- named.boot: Bu dosya,
DNS çalışmaya başladığında program tarafından okunan ilk
dosyadır. - named.local: Bu
dosya, “loopback” denilen ve makinenin kendisini gösteren adresin
çözümlenmesi için kullanılan bir dosyadır. - named.ca: En üst
seviyede bulunan ve “root server (.)” denilen makinelerin adreslerini
içerir.
- named.hosts: Bu
dosya, DNS çalıştıran bir alt alanda bulunan makinelerin adreslerinin
yazıldığı yani sorumlu olduğunuz alanınızda çalışan tüm bilgisayarların
adreslerinin tutulduğu dosyadır.
- named.reverse: Bu
dosya, yukarıda açıkladığımız named.hosts dosyasının içerdiği IP
adreslerini makinelerin isimlerine çevirmek için kullanılır ve yapı olarak
named.local dosyasına benzer.
DNS
Dosyaları İçinde Kullanılan Anahtar Sözcükler
Directory: Belirtilen
dosyaların bulunacağı dizin burada verilir.
Cache: Cache dosyasını
belirtir.
Primary: Ana sunucunun
(Primary Name Server) adı burada verilir. Alana ait temel bilgiler burada
bulunur ve program ilk olarak aramaya bu sunucudan başlar.
Forwarders: Ana sunucuda
makine bulunamazsa burada belirtilen sunucuda aramaya başlanır
Serial: Burada seri
numarası bulunur ve bu numaranın dosyada yapılan her değişiklikten sonra bir
artırılması gerekir.
Refresh: Burada, ayarlama
yapılan dosyaların ne kadar sürede bir kendini yenilediği belirtilir.
Retry: Burada ne kadar
sürede bir aramanın yeniden deneneceği belirtilir.
Expire: Ne kadar süre
sonra aramanın sonlandırılacağı belirtilir.
Ttl (Time-To-Live): Belirtilen
süre kadar cache tutulabileceğini belirtir.
Name: Makine adı
belirtilir.
Data: IP numarası
belirtilir.
DNS Tarihçesi
1984 yılına kadar DNS diye bir şey yoktu. O yıla
kadar isim-IP çözümlemesi HOSTS adında bir metin dosyası ile yapılmaktaydı.
İnternetteki bilgisayarların isimleri ve IP adresleri bu dosyaya elle
kaydediliyordu. İnternetteki bilgisayarların her birinde bu dosyanın bir kopyası
bulunmaktaydı. Bir bilgisayar bir başka bilgisayara ulaşmak istediğinde bu
dosyayı inceliyor eğer dosyada o bilgisayarın kaydı bulunuyorsa IP adresini
alıyor ve iletişime geçiyordu.
Bu sistemin iyi işleyebilmesi için HOSTS dosyası içeriğinin hep güncel kalması
gerekiyordu. Bunu sağlamak için de dosyanın aslının saklandığı ABD’deki
Stanford Üniversitesine belli aralıklarla bağlanarak kopyalama yapılıyordu.
Ama internetteki bilgisayarların sayısı arttıkça hem bu dosyanın büyüklüğü
olağanüstü boyutlara ulaşmaya başladı hem de internetteki bilgisayarların
dosyayı kopyalamak için yaptığı bağlantı Standford’daki bilgisayarları
kilitlemeye başladı.
Tek bir HOSTS dosyası kullanmanın başka bir kötülüğü de şuydu; bütün
bilgisayarlar aynı düzeyde yer aldığı için bir bilgisayar isminin bütün
internette bir eşinin daha bulunmamasını sağlamak gerekiyordu.
Bu sorunlar yüzünden internet yetkili organları 1984 yılında DNS’i ürettiler.
DNS hem bilgisayar veri tabanını dağıtık bir yapıya sokuyor hem de
bilgisayarlar arasında hiyerarşik bir yapı kurulmasını sağlıyordu.
DNS’de dağıtık veri tabanı şöyle sağlanıyordu. Bilgisayarlar bulundukları
yerlere ait oldukları kurumlara göre sınıflandırılıyorlardı. Örneğin
Türkiye’deki bilgisayarların listesini(.tr domaini) Türkiye’den sorumlu bir DNS
sunucu makine tutuyordu. Böylece internet ortamındaki bütün bilgisayarların
bilgisinin tek bir yerde tutulması zorunluluğu kalmıyordu.










Yorumlar
Yorum Gönder